Kusku Ve Kiskanclik Uzerine

2007-04-23 22:17:00

IAGO:   Kusku uyandiran bir düsünce tatsiz gelmez önce Ama aslinda zehirlidir; insanin kanina bir girdi mi Yanip tutusur kükürt ocagi gibi.   Demedim mi? Geliyor iste Bundan sonra ne hashas; ne adamotu; Ne de dünyanin uyku veren suruplari iyi eder seni, Getiremezsin artik dün senin olan o tatli uykuyu.   OTHELLO: Ah, Ah beni aldatsin ha!   IAGO Siz miydiniz komutanim? Artik düsünmeyin bunu.   OTHELLO: Defol git! Iskenceye soktun beni. Yemin ederim bilmeden üstüste aldatilmak, Aldatildigindan kuskulanmaktan cok daha iyi. Var miydi onun benden caldigi sehvet saatleri duygusu? Görmüyordum, Düsünmüyordum, bana zarari dokunmuyordu. Her gece rahat uyuyordum, tasasizdim , yerindeydi keyfim. Dudaklarinda Cassio`nun opuslerini duymuyordum. Soyulan insan, ne calindigini farketmemisse; Kimse de ona soylememisse, soyulmamis demektir. =============================   Not: Bugun günlerden 23 NIsan. Nese doluyor insan :) Bugün canim Ablamla yaptigim konusmayi unutmamak icin ufak bir not düsmek istedim. Kuskunun en acimasizi da kendimize karsi duydugumuz kusku degil mi? Kendimize güvenmemek ve icin icin kendinden ve yapabileceklerinden suphelenmek, kendinden kusku duymak baskasina duydugun guven duygusunun sarsilmasindan cok daha otede aslinda. Duslerimize ihanet ediyoruz. Cunku icten ice kendimizden kuskulaniyoruz. Ve bu kusku duygusu irdeledikce artan, bildikce cogalan bir duygu. Bana anlattigin o iki uc örnegi(s ve g ) ve konustuklarimizi unutmamak dilegiyle. Daha fazla mutlulugun yolu dengeyi bulabilmekte. Bir insandan ögrenebilecegimiz o kadar cok sey var ki..... Devamı

Babel

2007-04-18 20:39:00

If You Want to be Understood...Listen...       Ucsuz bucaksiz cöllerde patlayan bir silah birbirinden tamamen farkli dört ailenin hayatini etkiliyor.  "Fas'ta turistik gezi yaparken ölüm kalim mücadelesi yasamak zorunda kalan Amerikali kari-koca, kazayla isledikleri suç yüzünden basi derde giren iki Fasli çocuk, Amerikali iki küçük çocukla Meksika sinirini yasadisi yollardan asan Meksikali çocuk bakicisi ve Tokyo'da babasi polis tarafindan aranan asi ruhlu sagir Japon genç kiz..." Paramparça Asklar ve Köpekler ile 21 Gram`in yönetmeni Alejandro González Iñárritu'nun yeni filmi. Senaryosunu Guillermo Arriaga'nin kaleme aldigi filmin basrollerini  ve Rinko Kikuchi paylasiyor.Brad Pitt, Cate Blanchett, Gael Garcia Bernal, Koji Yakusho, Adriana Barraza, Elle Fanning Cate Blanchett a olan özel hayranligimdan da olabilir ben oyunculugunu cok begendim.   "Babil"in basarili isimlerden olusan kamera arkasi ekiplerinde Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Rodrigo Prieto (Brokeback Mountain); Oscar ödüllü prodüksiyon tasarimcisi Brigitte Broch (Moulin Rouge); Oscar ödüllü kurgu editörü Stephen Mirrione (Traffic) ve Oscar ödüllü besteci Gustavo Santaolalla (Brokeback Mountain) görev yapmis." Bir söylesi de yönetmene sorulan sorular karsiliginda su cevap alinir: ""Babil'i çekmeye baslarken insanlar arasindaki farkliliklari konu alan bir film yapma düsüncesinden yola çikmistik. Bizleri ayiran fiziksel sinirlari ve dil engellerini anlatacaktik. Ancak süreç ilerledikçe bizleri birlestiren sevgi ve aci gibi kavramlar üzerine bir film yapmakta oldugumuzun farkina vardim. Bir Japon ile bir Fas'liyi mutlu eden seyler farkli farkli olabiliyordu, ama sonuçta tüm insanlarin yasadigi çaresizlik duygusu ayniydi. Bence 'Babil'in çekimlerinin en güzel yani, farkliliklarin yanisira ortak duygularin da altini çizen bir öze sahip olmasiydi."  Babil öyküsünden yola cikilarak filmin temelleri olusturulmus Babil öyküsü... Devamı

Dogum Günüm Kutlu Olsun

2007-04-09 23:35:00

  Bugün ben dogmusum.. Hafif esintili bir Nisan aksamüzeri.. Tatli bir sohbet.. Icilen ceylon-orange caylar.. Yenilen lezzetli cilekli kekler.. Taa uzaklardaki dostlardan duyulan sicacik sesler.. Ailelerden gelen güzel dilekler.. Ve hayatimin vazgecilmeziyle gecirilen harika bir paskalya tatili..         Devamı

VHS Frühling 07

2007-04-02 15:12:00

    Harika bir gün daha.. Hep gözlerinin ici gülen, hic bir espriyi kacirmayan, iyilik melegi Wee ling`in dogum günüydü bugün. Eskiden Singapur `da beden ve fen ogretmenligi yapiyormus liselere. Sonra yollari degismis. Dört cocugun ardindan, isini birakip kendini cocuklarina adamis. Bilimsel yöntemler isiginda cocuklarini yetistirmeye calisiyor. Ne zaman biri bir yerim agriyor dese, elindeki siseyi gosterip SU diyordu. Simdi artik cümle kurabiliyor SU IC! diyor. Bütün hastaliklarin vücutta yeterli su olmadigi icin kaynaklandigina inaniyor. Kirkli yaslarini gecmesine ragmen hem görünüs olarak hem de zihinsel olarak cok genc gosteriyor. Gerci dogulu kadinlarin hepsinde genclik geni var. Alles Gutes Zum Geburtstag WEE LING.... Devamı

Bahar esintisi

2007-03-28 18:41:00

  Bugün inanilmaz yoruldum. Sehirin bir ucundan yürümeye basladim biraz daha biraz daha surada bir sey var aman eksik kalmayip bakayim derken saatlerce yürüdüm. Erken gelmis baharin sevinciyle insanlar sokaklarda, parklarda kaykayli gencler, paten kayarak bebek arabasini iten genc anneler, sevgililer, kitap okuyanlar ve tabii ki sahibinin yaninda mutlu mesut dolasan köpekler, mis gibi bir hava ve hic susmayan geveze tombul serceler..:) Ne kadar bagliyiz havaya, kosullara, hormonlarimiza, beynimizdeki salgilarimizin oranina..herkesin yüzünde sersem bir ifade ve tatli bir gülüs, abartili bir anlayis:)   Elimde dondurmamla aylak aylak dolasirken birden karsima ne zamandir aradigim müze cikti. Oradan ciktiktan sonra artik ayakta duracak halim yoktu. Kapilarini acmis bir cafeden piyano sesi geliyor. Bir kadin iceride mozart caliyor.. Orada oturup dinlenip kitabimi okurken birden yasamin gercekten bizden caldiklarini düsündüm. Keske hepimiz böyle anlari yasayabilecek ve aylak gezebilecek kadar özgür olsak diye gecirdim icimden. Daha güzel kiyafetler, daha güzel bir yasam standarti ve gösterisli tatiller yapabilmek icin kendimizi satmiyor muyuz? Karsiliginda ne aliyoruz?   Devamı

Ikizime..

2007-03-26 18:48:00

   Sevgili ikizime;   Beni 374.137 blogcu arasindan nasil bulacaksin bilmiyorum, ama icimden bir ses zamanla beni bulacagini söylüyor. Ben de senin bloguna girip kendi adimla yorum birakirken, kendi blogumu desifre etmeyip senin beni bulacagini düsünüyorum. Birlikte oynadigimiz kücük oyunlardan birtanesi. Tabii senin henüz bundan haberin yok. Ama insan ikizini ücyüz bin küsür arasindan da bulup cikarmali gerekirse:) Bugün senin icin bahar gelmis, icimde cicekler aciyor, baharla tazeleniyorum yazmissin.. Ne güzel..Her bahar cicek acarsin ben de senin köseden dönüp ucarak bizim sitenin önüne gelisini seyreder, uzun zamandir görüsmemis izleminini mahalle esrafina da ispatladiktan sonra kolkola girer bilmem hangi baharda agzimiza dolanan sarkilarla yollara düserdik. Mecburen gitmek zorunda oldugumuz yerler bile birden komik bir ayrintiya dönüsür biz önce kafalarimizi iyi eder sonra ayni boyutta olmadigimiz insanlarin cok mühim sandiklari detaylara gülümserdik. Senin icin bahar gelmis. Ben bu sene sendeki bahari göremedim. Bundan heralde buralara bahar gelemedi bir türlü. Insanin icini isitmiyor buradaki günes. Insan dostunu, ikizini ariyor..Yine gülmek, aglamak, sacmalamak en önemlisi de yasadigini hissetmek istiyor. Seni cok özlüyorum. Sen yine caldir dönmeden köseyi ben iniyorum asagiya...tam 17.45`de bekliyorum..     Devamı

Vakit Nakittir..!!!

2007-03-22 16:02:00

     Yine Momo`dan   ... Gittikce daha sinirli ve huzursuz oluyordu ve ne gariptir, tasarruf ettigi zamandan kendisine birsey kalmiyordu. Her nasilsa zaman kaybolup gidiyor ve ele gecmiyordu. Günler önceleri farkinda olmadan, sonra hissedilir sekilde kisalmaya basladi. Üzerine bir tür delilik cökmüs gibiydi.   Bay Fusi `nin basina gelenler , büyük kentteki pekcok kisinin basina geldi. " zaman tasarrufu " denen seye katilanlar cogaldi. Sayilari arttikcada bundan hoslanmayanlar bile ister istemez onlara uymak zorunda kaldilar.   Her gün radyoda, televizyonda, gazetelerde zamandan tasarruf etmeye yarayacak alet edevatin reklami yapiliyor, bunlar insanlara gercek yasam icin ozgurluk getirecek seylermis gibi tanitiliyordu. Evlerin duvarlarinda, reklam sutunlarinda mutluluk sergileyen resimlerin altinda söyle yazilar gorunuyordu: ZAMAN TASARRUFU HER ZAMAN ISE YARAR GELECEK; ZAMAN TASARRUFUNA BAGLIDIR YASAMI UZAT- YASAMDAN TASARRUF ET:   Ama gercek baska türlüydü. Gerce zaman tasarrufu yapanlar, eski tiyatronun oralarda oturanlardan daha iyi giyiniyorlardi. Daha cok para kazanip daha cok harciyorlardi. Ama yüzleri asikti, yorgun ve keyifsizdiler, gözleri dostca bakmiyordu. Bos zamanlarini olabilgince cok eglenip rahatlamak icin kullanmaliydilar. Oysa bayramlari bile iclerinden geldigi gibi kutlayamiyorlardi. Hayal kurmak suc islemekten farksizdi. ..Insanin isini severek ve isteyerek yapmasinin bir onemi yoktu. Aksine önemli olan sey, ne kadar kisa sürede ne kadar cok isin yapildigiydi. .... Zaman tasarruf edeyim derken aslinda baska seylerden tasarruf ettiginin kimse farkinda degildi. Yasamlarinin gittikce daha zavalli, daha tekduze ve daha soguk gectigini kavramak istemiyorlardi. Bu gercegi sadece cocuklar, taa yüreklerinde hissettiler.   OYSA ZAMAN YASAMIN KENDISIYDI: VE YASAMIN YERI YÜREKTI INSANLAR ZAMANDAN TASARRUF ETTIKCE; ZAMAN AZALIYORDU... Devamı