"i'll let you say you love me"

2008-01-21 19:39:00

Iicimizden Muhtesem Gatsby`i okuyanlarimiz ya da filmini izleyebilmis olanlarimiz varsa Daisy`nin  basliktaki  cümleyi  söyledigi ani unutamazlar.     Beni sevmene izin verecegim! Bu tek cümle bile belki de Daisy`i tanimlamak icin yeterli oluyor. Romanda islenen platonik ask yillar sonra o Gatsby`e neler yaptirmiyor ki; Cok zengin biriyle evlenmeden önce Daisy`i tanimis olan Gatsby zihninde onu öyle bir yere koyuyor ki yillar sonra bir servet elde edip Daisy`nin oturdugu evin tam karsisinda bir ev aliyor. Ev demek dogru degil bir sato aliyor. Aralarinda bir göl var ve her aksam Daisy`nin evinin iskelesinde yanan yesil isiga bakarak teselli buluyor. Tabii bu kadar platoniklikten sonra kitabin bir yerinde karsina cikmasi ve kendini tekrar hatirlatmasi gerekiyor Gatsby`nin . O muhtesem karsilasmadan sonra Gatsby`nin aklindan gecenleri kitabin kahramani su sekilde yorumluyor: "Veda etmek icin yanlarina gittigimde Gatsby`nin yüzünde ilk karsilastiklari dakikalardaki saskinligin yeniden yerlesmis oldugunu fark ettim; o anda duydugu mutluluk konusunda kafasinda az da olsa bir takim kuskular uyanmis gibiydi. Ne de olsa aradan bes uzun yil gecmisti! O gün bile Daisy`de hayalinde yasattiklarina uymayan bir seyler görmüs olmaliydi- bu kizcagizin yanlis davranmis oldugu anlamina gelmiyordu elbette; asil neden, Gatsby`nin gecen yillar icinde onu kafasinda fazla büyütmüs olmasiydi. Hayal gücü, Daisy`de dahil herseyin ötesine gecmisti. Cünkü yaratici bir tutkuyla kendisini hayal dünyasina atmis,sürekli yeni imgeler eklemis, önüne cikan her parlak tüyle onu bezemisti. Yalniz bir insanin hayalinde biriktirdiklerini hicbir taze tutku, hicbir yeni ates yok edemez." Kitabin yazari F. Scott Fitzgerald. Amerikanin o cok sevdigim caz dönemleri. Arabalar, kiyafetler, yeni zengin zümrenin olusturdugu edebiyat ve sanat, Amerikan rüyasinin yasandigi 1920`li dönemler. Aslinda beni  Scott  Fitzgerald`dan öte esi Zelda Sayre Fitzgerald etkiliyor. Bir a... Devamı

Konu: Ask

2008-01-12 01:24:00

Sevgili Oyumben`in yazdigi son yazi üzerine aklima gelenler:Aski tanimlamaktansa tüketmek daha kolay:) Biraz önce izledim "Haybeden gerceküstü aski". Bu geceye kismetmis izlemek. Hepimize ögretilmis, ezberletilmis, hap haline getirilmis ve yutturulmus, yatmadan önce masal olarak okutulmus mutlu ask ve yakasina ilistirilmis mutlu yuva aldatmacasi. Kendimize bicilen rolleri oynamaya o kadar dalmisiz ki ya da olmasi gerekene odaklanmisiz ki , gercekten ne hissettigimizi ya da istedigimizi, bizi gercekten mutlu kilan bireyselligimizi hangi skeci canlandirirken acimasizca arkamizda biraktigimizi farketmiyoruz bile. Özgün olmaktan öyle korkuyoruz ki sahte cici ciftleri görmek bile düzenin bir sekilde devam ettiginin ispati olmasi acisindan bizi rahatlatiyor. Peki biz ne oluyoruz? Kendimiz, özümüz, o olmaya calisirken ya da kendimizi hakli cikarmak adina bir ömürü harcamisken ne derece hakli oluyoruz. Mesele kadin erkek arasindaki farkliliklar degil bence, tek amacimiz hakliligimizi karsi tarafa kabulettirebilmek. Artik hasmimiz o anda kimse.. Genelde disimize göre bir karsi cins bulduk mu bu oyunu böyle devam ettirip gidiyoruz iste. Peki gercek sevgi yok mu? Var olmaz mi? Az da olsa rastlaniyor ve bunu gören herkes farkediyor. O zaman ne ego ne özgürlük ne de yutturulan hikayelere birebir uyusup uyusmadi kaygisi, sadece derin, icten gelen sevgi kaliyor. Sufilerin dedigi gibi gercek sevgi akiyor. Akmasi lazim yoksa sular  bulanir ve gercek sevgi yerini bu tarz gündelik cikar iliskilerine birakir. Herkese tavsiye ederim eglenmek , gülmek ve iliskiler üzerine düsünmek icin. ... Devamı

Volver

2008-01-05 22:55:00

Almodovar`in Volver hakkinda söyledikleri:"Volver'in kelime anlamı 'Geri Dönüş'tür. Bu başlık aynı zamanda benim için de çeşitli 'geri dönüşler'i içermektedir. Bu filmi yapmakla hayatımın en önemli bulmacalarından birisinin son parçasını yerine oturttum gibi bir izlenim edindim. Umarım bu geçici bir duygu değildir. Sözünü ettiğim bulmaca parçası 'ölüm' kavramıdır. Yıllardan beri sadece kendi ölümüm üzerine değil, sevdiğim insanların ölümü üzerine hep düşündüm. Onların yaşam denilen olaydan çekilip gitmesi karşısında acı ve endişe duydum. Ölüm olayı bana çok acımasızca bir olay gibi geldi. Ölümü asla kabullenemedim ve anlayamadım. Zamanın hızla akıp gittiği gerçeğiyle yüzyüze geldikçe daha da rahatsız oldum.'Volver'in öykü akışı içinde 'geri dönenler'den en önemlisi bence kızlarına görünen anne hayaleti. Doğduğum köyde böyle şeyler olduğu söylenirdi. Şahsen hayaletlerin varlığına inanmasam da, bu tür öyküleri dinleyerek büyüdüm. İtiraf etmeliyim ki, bu filmde kurmaca bir hayalete yer vermiş olmam sayesinde uzun zamandır bir türlü hissedemediğim huzur ve sükunet duygusuna ulaştım.'Volver' aynı zamanda köyümün insanlarının 'ölüm' kavramına 'ölülere' gösterdiği saygılı yaklaşımı simgeleyen sosyal ritüellere bir ithaftır. Doğduğum köyde 'ölüler asla ölmez' şeklinde bir özdeyiş vardır. Komşularımın ölülerden bahsederken sergilediği doğallığı her zaman takdir etmiş ve kıskanmışımdır. Ölülerle ilgili anılarını sürekli tazeleyip onların mezarlarına çok iyi bakarlar. Filmdeki Agustina karakteri gibi birçoğu da kendi mezar yerini henüz hayattayken alır. Çocukluğumdan beri bunları iyi özümsediğim için şu anda iyimser duygular hissediyorum. Ölümü asla kabullenemedim ve anlayamadım. Ancak hayatımda ilk kez olarak ölüm olgusuna korkmadan bakabiliyorum." Penelope Cruz övgüleri sonuna kadar hakediyor. Sophia Loren`e benzetenlere de katiliyorum. Mücadeleci ama ayni zamanda kendi icinde duygusal hassasi... Devamı

Striezelmarkt

2007-12-11 17:30:00

Sadece Aralik ayina özel pisirilen özel kekleri var, biraz badem ezmesi biraz kuru üzüm ve üstüne yeni yili animsatmasi acisindan bolca pudra sekeri. Heryerde onlardan satiliyor. Ismi "Strizel", yilbasi pazarinin adi da sadece burada, Dresden`de "Weihachtsmarkt" degil de "Striezelmarkt". Bu özel kekin 600 yillik bir tarihi var böyle olunca 573. geleneksel yilbasi pazarinin adi Striezelmarkt oluyor. Kasim ayindan hazirliklar basladi. Önce bir tartisma aldi yürüdü bu seneki pazarin yeri konusunda, tipki insa edilmesi düsünülen köprüleri gibi. Sonra karara varildi. isiklandirildi, süslendi. kocaman bir cam agaci getirildi. Simdi yilbasi müzikleri esliginde insanlar elleri kollari dolu, sevdiklerine hediyeler aliyorlar. Herkesin yüzü gülüyor üsüyenlere ise standlarda "Glühwein" yani sicak sarap satisi var. Heryerde sicak sarabin icine katilan baharatlarin kokusu var. Acikanlar icin Bulgaristanin geleneksel yemegi Logosu tavsiye ediyor bir alman arkadasimiz. Hamurlar mayalaniyor kizgin ateste kizartilip üstüne sos ve peynir ile servis ediliyor. Tabii cesitli varyasyonlari var tatlisi da yapiliyor. En sevdikleri seylerden birisi de, pazari gezerken agizlari bos durmasin diye sekerli, tarcinli badem kizartmasi yemek. Ayrica cogu, sirf burada üretilen o özel 3 boyutlu yilbasi süsünden aliyor. Fiyatlar da epey yüksek, gercekten özenilerek üretilenleri 50 euro civarinda. ama isiklandirildiginda harika bir görüntü veriyor. Sadece burada yapilmasi da buranin halkini gururlandiriyor, elleri ceplerine zor giden insanlar bile düsünmeden aliyorlar. En cok satilan hediye, önce ince tahtadan sandigim sonradan bugday saplarindan oldugunu ögrendigim esyalar. Onlardan yildiz, ev, insan figürü, cam agaci her türlüsünü yapiyorlar. Buranin gelenksel süslerinden birisi de bu tahtadan yapilan süsler ve bahsettigim saplardan olusan sekiller. Yilbasi 24 `ünde kutlaniyor, ondan önceki 4 pazar günü her pazar icin bir mum yakiliyor ve bu günlere "... Devamı

Yorumsuz

2007-11-18 18:24:00

Böyle bir duyguyu nasil anlatabilirsin ki sadece yasayan bilir. Parise asik oldugum an ve sanirim o an Paris`de bana asik olmustu..   Lütfen izleyin size de tanidik geliyor mu?   (Paris, Je t`aime adli filmden Alexander Payne`nin kisa filmi. ) Devamı

Kücük Gün Isigim

2007-11-16 19:15:00

  Kaliforya`ya giden sari bir Voswagen, icinde Hoover ailesinin sorunlu 6 üyesi.. Son zamanlarin bence en eglenceli, siradan ögelerle mucizeler yaratan ve dramatik bagimsiz filmi.. Yönetmenler Janothan Daytan ve Valerie Faris ödülü kapiyorlar tabii Büyükbaba rolündeki Alan Arkin`e dikkat o da ödüle layik görülüyor..   Kücük kizimizi Kaliforyadaki güzellik yarismasina yetistirmeye calisiyor ailemiz. Yolculukta tabii ki kendi iclerine yolculuk yapiyor ve dünyalariyla yüzlesiyorlar. Bu anlamda tipik bir yol filmi. Ama filmin orjinalligi konuyu isleyisi ve iliskilerin yansitilmasinda sakli. Mesaj ise cok acik: Kaybetmek ya da kazanmak ikisi de karsidaki insanlarin yargisina göre olusuyor, neye göre kazanmis ya da neye göre kaybetmis sayiliyorsun? Kaybettigini düsündügün zamanlarda aslinda kazanmis mi oluyorsun? Aslinda gercek kayip denememektir diyor... Denedigin seyde basarili olman diger insanlarin yargilarina göre degil ancak kendinden ona ne katabildiginle ölcülebilir.. Bu arada dondurma sahnesine dikkat cok eglenceli:) Bir defe daha izler miyim? Kesinlikle defalarca izlerim.( Yaci gelirse bir kere de onunla izlerim. ) Devamı

Verocka`ya:)

2007-11-16 18:13:00

`Verocka ilk yazini yeniden yayinla etkinligini baslatmis..Ben de ilk yazimi buldum simdiye tasiyorum iste. Zaten günlügün en güzel tarafi aradan aylar yillar gecince donup geriye kendine dönüp bakabilmen..`   17/1/2007 Bugün benim ilk günüm.     Rüzgar gibi gecti de Scarlett O`haranin dedigi gibi.." yarin yeni bir gün olacak" . Bugun benim icin yeni bir gün olacak sanirim. Cünkü artik bir günlügüm var. Yillardir tutmaktan kactindigim, yasadiklarima baska br sahit istemez diye dusundugum zamanlar geride kaldi demek ki.   Artik yasantilara bir sahit ister diye dusunuyorum. Yaslaniyor muyum diye de düsünmeden edemiyorum..Yaslanmak yerine yerlesik olmak da diyebilirim.. Ölümü daha sik düsünür oldum.. Gecenlerde bir mezarligin önünden gectim..Karanlikti icerisi net görünmüyordu. agaclar sanki ölülerin görünmesini istemiyordu.   Ölüm gercegini basimiza hic gelmeyecekmis gibi cikartiyoruz hayatimizdan. ve hemen konular degisiyor. Hepimiz bir gün ölecegiz ve bunun arkasindaki gizemi ancak bu deneyimi yasadiktan sonra ogrenecegiz..    Neden ölümle girdim konuya ben de bilmiyorum.. Sanirim yakin zamanda atlattigim bir ölüm tehlikesi beni bu düsüncelere yaklastirdi..   Simdi yapmam gereken bir dolu is var..sonucta hayatmizda RÜZGAR GIBI GELIP GECMIYOR MU.. BU kücük sirin dünyadan cikip sorumluluklarima gidiyorum..   Hayat bana bu dünyada biraz daha zaman tanidigin icin TESEKKUR EDIYORUM.......... Devamı