Süslenelim de kimseler farketmesin..

2007-02-10 21:45:00

  Süs ile gelen güzellik üzerine; --------------------------------------------------------- Dis görünüs bazen Hic de yansitmaz gercegi: Oysa dünya hep gösterise kanmistir. Dinde, her zaman ortaya cikan yanis gorusleri Sacmaliklari düsünün: Bunlarin icinde bir tane var mi ki, Bilgic`in biri cikip da Kutsal kitaplardan birinde ona dayanak bulmasin, Alli pullu sözlerle akla yatkin gostermesin. Ne denli katiksiz olursa olsun, Disaridan bakildiginda iyi yani bulunmayacak Kötülük yoktur yeryüzünde. Yürekleri kum tepelerindeki basamaklar kadar sahte kimbilir kac odlegin suratinda Herkül`ün catik kasli Mars`in sakalini gorursunuz; Iclerine bakin, cigerleri sütbeyazdir. Uzattiklari sözüm ona yigitlik ciktintisi ile Bahadir olduk sanirlar. Güzellige bakin: Tartiyla alniyor artik ve mucize yaratiyor; Ne kadar bol kullanilirsa O kadar hafifletiyor insani. Iste sözüm ona güzellerin basindaki, Dalga dalga, yilan gibi kivrimli, Rüzgarla cilvelesen, oynasan bukleler de, Cogukez coktan kurukafa olmus mezarda yatan, Baska bir kelleden kalma mirastir. Iste böyle süs dedigin, Tehlike dolu denizin aldatici kiyisidir; Kisacasi, en akilli insanlari bile tuzaga düsürmek icin Yalan dolanla dolu su devrin büründügü Dogruluk kisvesidir.   W.Shakespeare.   Iste böyledir yüzüne bosalttigin boyalar sayesinde gelen güzellik... Insanin Beynine yaptigi yatirim gercek yatirimdir. Ben beynini, yüregine güzel düsünceler ekmek icin kullanmis cirkin bir insana raslamadim daha.. Aksine öyle insanlarda gözün görebildiginden daha derin birseyler algilanir da isim verilemez- erdem mi güzellestirir insani?? Süsle güzellik olmaz sadece vitrin seyirlik olur. Eh bu da lazim arada tabi.:) Yoksa süslenelim de kimseler göremesin icerideki sigligi mi diyelim.. Ne kadar saklanirsan saklan gözlerden icerisi görünüyor. Rimellerin, parlak farlarin, rengarenk kalemlerin saklamaya yetmiyor... Sevgili TAKMA kirpik ve tirnak arkadasima...   ... Devamı

Önyargilar yerine Ispatlar...

2007-02-05 13:19:00

    Kisa bir süredir buralarda degildim.. Geri döndüm fon müzigimde "Nora Jones"`un "Come away with me" si ile..Bu kis günlerini onun yumusacik sesi ile gecirmek yatistirici geliyor bana.. Su siralar ders calismadim, Film izlemedim sadece bir konuya fena takildim. Eger konuyu anlayabilirsem buraya bir seyler yazmayi düsünüyorum. Simdi sik takip ettigim bir blog arkadasimin fikirleri dogrultusunda kendine düstur edindigi br hayat görüsünü kendi cümlerim ile paylasmak istiyorum..:   "Önyargılarınız yerine ispatlara inanın! Birisi sizin hakkinizda bir yargiya vardigi zaman bunu kabul etmek zorunda degilsininiz.  Size  yargisini ispatlayabiliyorsa ve siz kendinize bunu ispat edebiliyorsaniz ve degistirmek isterseniz caba harcayin. Yoksa hayat o kadar kisa ki baskalarinin bizim hakkimizda neleri düsündügünü tahmin ederek yasamaya calisirsak bosa harcanmis, korkularin esiri olmus olarak yasariz. Kisacasi Korkularimizla ve dedikodularla huzurunuzu kacirmayin.. Gerçekten bu tip şeylerle vakit kaybetmek ciddi bir israftır, lükstür.  "       Devamı

Venedik Taciri (Merchant of Venice)

2007-02-01 17:42:00

  W.Shakespeare `nin Venedik taciri adli oyununu zevkle okuduktan sonra filmini izlemeden olmaz diye düsündüm. Edebiyat tarihinin ünlü karakterlerinden biri olan Yahudi tüccar Shylock karakterini Alpacino oynamis. Mükkemel bir oyunculuk cikmis orataya. Kafamda kurdugum Shylock tiplemesine birebir uyuyordu. Bütün film boyunca kendi kendime büyük oyuncu diyip durdum. Aristokratik sogukkanli ve etkileyici tavirlariyla Antonio`yu Jeremy Irons, benim cok da begenmedigim ama bircoklarinin taptigi Joseph Fiennes ise  Bassanio`yu oynuyordu, Tabii oyundaki hem güzeller güzeli hem de o dönemin erkeklerine tas cikaran zekasi ile mahkemeye girmeyi basaran ve aslinda olayi döndüren  Portia karakterini ise Lynn Collins  oynamis. Portia karakteri beni de gercekten cok etkiledi. Günümüzde bile kadin karakterinin bu derece "güclü" cizildigi eserlere raslamak zor. Portian icin günümüz yazarlarindan birisi aynen söyle demis..: " Eger bir roman ya da oyun kisisi ile evlenmek isteseydim, Bu kisi Portia olurdu." Portia rolü ise kadin oyuncularinin oynamak istedikleri en önemli rollerden biri olmustur. Oyunda aslinda siyasi konular ön planda gibi gözüküyor. 15. yydaki Yahudu Hristiyan cekismeleri ve ayrimciligi anlatan oyunda bir Yahudininin bir Hristiyana karsi icinde biriktirdigi nefret yüzünden verdigi borc ve eger odeyemezse karsiliginda hasminin vucudundan alacagi yarim kilo eti konu aliyor. Yer yer dramatik ogeler olsa da romantik komediyi cagristiran bolumlerine de raslaniyor. Yönetmenligini Michael Radford  yapmis. Film bana cok yeterli gelmedi. Repliklerin ici doldurulmamis teatrallikten uzak bir filmdi. Bir daha izler miyim? Izlemem..   Kitapta rasladigim ama filmde olmayan su repligi yazmadan bitiremeyecegim..:   Gratiano: Saatini gecirmesine sastim; Benim bildigim asiklar saatin önünde kosar hep.   Salerio: Hem de nasil: Eger kurulu iliskileri korumaya degil, Yeni a... Devamı

Su Perisinin Bacaklari

2007-01-30 22:21:00

  Ne zamandir aklimdaydi. M. Night Shyamalan’ın " The Lady in the Water" filmini izleyecektim. Village ile tanidigim Shyamalan’ın yeni filminin fragmanini görmüs, üstüne bir de sinemanin cikisinda bu film icin hazirlanmis harika(yukarida) afise yapismis tam bizlik bir film geliyor demistik. Fakat Is güc nedeniyle sinemada gösterimde iken kacirmis dvdsini en kisa zamanda almistim. Bugunde izlemek nasip oldu. Hep derim ya cok beklentiyle izledigim filmler hayal kirikligi bir beklenti icinde olmadan izlediklerimse mukkemmel izlenimlenimler birakir bende diye. Filmi izlemek istememdeki esas sebeplerden biri Paul Giamatti`nin basrolde olmasiydi. Kendi halinde bir izlenim cizen Giammatti siradan goruntusu arkasinda muhtesem bir oyuncudur bence. Kendisi "Sideways"deki Miles Raymond performansi ile bizi mest etmis sadece bizi degil ny en iyi erkek oyuncu odulunu kazanmistir. Ayrica "illusionistteki" dedektif rolunde de kendisini bir kez daha agzimiz acik izlemistik. Tamam anladim filmin icinde bir superisi mevcut, haliyle fantastik ogeler iceren bir film..Degisik canavarlarin saldirisina ugranan bir icerige sahip ama bence Story nami diger su perisinin (Bryce Dallas Howard ) biktirici halleri durmadan bacaklarina ve ic giciklayan sesine odaklanmamiz ve konuyu sundurerek uzatma cabalari beni hayal kirikligina ugratti. Superisinin daha sairane daha gizemli gormek isterdim.mesajin fantastik filmlerde alistigimiz gibi daha derinden verilmesini beklerdim. Filmin sonuna kadar "Hayir hayir ...O secilmis kisi ben olamam benim hayattaki amacimin bu olduguna inanmiyorum cok da kendime guvensizim. Ben su olayim o da o olsun yok olmadi bu sefer sen su ol bir de boyle deneyelim" replikleri ve sonunda aslinda kimsenin yargisi ile birsey olamayacagimiz birinin hareketinin aslinda digerlerini etkiledigi ve özümüzün disaridan göründügü gibi olmayabilecegi, iceride tasidigimiz ve belki bizim bile bilmedigimiz hazineyi&nbs... Devamı

Kis manzarasi 2

2007-01-30 02:22:00

  Bu fotografi cekerken, aksam olmak üzereydi ben saatlerdir disaridaydim ve denklansore bastigimda ellerimi, kulaklarimi hissetmedigimi hatirliyorum..Cok güzel bir gündü..Yasadigim sehirin her kosesini fotografladiktan sonra asil cekmem gereken yerleri donma tehlikesi gecirirken kesfetmem sinirimi bozsa da arkasindan sigindigim sirin bir cafe ve okudugum sicacik dogu hikayelerim beni kendime getirmisti.. Devamı

Kis manzarasi 1

2007-01-30 02:18:00

  Objektifimden yansiyanlar.. Devamı

Eski Zamanlar

2007-01-29 01:40:00

  Itiraf ediyorum.. Icime oyle bir kapandim ki..Artik ben bile kendimi taniyamaz oldum. isin kötüsü bu yalnizlik beni öyle bir sardi ki artik yalnizligimi seviyorum demek bile bana zor gelmiyor. Dost ayriligi sevgili ayriliginina da benzemiyormus. Sevdigini hayatindan cikartiyorsun ve yarasi gercekten bir sure sonra kapaniyor.. Ama dostluk oylemiymis ya.. Aradan yillar geciyor, herkes kabulleniyor da sen bir turlu yarani saramiyorsun.. Su iki yilda ne oldu da boyle icime kapandim diyorum..   Duymayacaginizi bilsem de bütün hayatima girenler icin yazmak istiyorum.. Ben aslinda hepinizi cok seviyorum.. Kendimizden gecercesine yasamamizi, hayatin uc noktasina birlikte dokunmamizi ve bana tattirdiginiz kardeslik duygusunu unutmuyorum.. Insan gencligini unutabilir mi? Siz benim gencligim, toylugumdunuz.. Ne aci ki benim gözümü acan da gercekleri gosteren de genclikten olgunluga geciren de sizler oldunuz..   Birlikte sarkilar söyledigimiz o yasli agacin altinda olmak isterdim öldügümde.. Yanimda sizler.. Yine Sezen`in icli bir sarkisini söylerdik. Annem babam evdeler gencler hala.. Ve Annem en sevdigim yemekleri yapmis eve gelmemizi bekliyor.. Ben parktan bakiyorum penceremize, yanimda sizler dilimizde ask sarkilari  yasanmamisliklar ve cebimizde umutlar...simdi hepimiz bir yerlere dagildik.. evet hepimiz hayal kirikligi icindeyiz. O koca agacin oldugu yesil parkta oturuken bunlar degildi hayallerimiz.. Henuz hayati bilmiyorduk..Simdi ise o günleri özlüyor hüzünle ciplak agaclarin cikarttigi sesleri dinliyorum.. Ölüme yaklastigimizi hissediyorum...... Devamı