Olasiliksiz 1. bölüm

2007-02-14 12:12:00

 OLASILIKSIZ

 ADAM FAWER

 

...

Heisenberg bir partikülün hem konumunu hem de hizininin ayni anda belirlenemeyecegini ve böylece fiziksel dünyada herzaman bir belirsizlik oldugunu kanitlamis oldu. (Heisenberg kuantum fiziginin babasi oldugu kabul edilir.) Heisenberg Newtoncu fizikcilerin her zaman savundugu mutlak ilkelere karsi cikmis ve dünyanin siyah beyaz degil de, aslinda gri oldugunu ileri sürmüstür. ( 1926) Ona göre partiküllerin tam belirgin konumlari olamazdi, ancak olasi konumlari olabilirdi.

Sonunda, 1927`de fizikciler bir araya gelerek Kopenhag Yorumu olarak adlandirilacak bir yorumda anlastilar. Bu yorumla Heisenbergin yorumlari destekleniyor ve gözlemlenen fenomenlerin, gözlenmeyen fenomenlerden farkli fizik kurallarina tabi oldugu kabul ediliyordu. Bu bir takim cok ilginc felsefi sorulara on ayak oldugu gibi, bilim adamlari hemen hemen herseyin olasi oldugunu da kabul etmek zorunda kaldiler. Cunku, mutlaklarla degil de olasiliklarla yönetilen bir evrende bütün sonuclar vardir..... Bu sekilde cagdas kuantum fizigi dogdu. ( m.v: Kuantumcular öngörüye inanmiyorlar cünkü onlarin dünyasinda sonsuz sayida olasilik olabilir.)

...

Yine de teoriyi herkes kabul etmemisti. Özellikle yürekten Newtoncu olan bilim adamlari cünkü onlar determinizme inaniyorlardi. Onlara göre hicbirsey belirsiz degildi ve evren degismez kurallara göre yönetiliyordu. Deterministler herseyin bir nedeni olduguna inanir. (m.v: Deterministler eger gerekli bilgiler olursa öngürünün gerceklesebilecegine inaniyorlar. Eger simdi gelecegi bilemiyorsak bu elimizde yeterli bilgi olmadigindandir. Bu asamada da Laplacenin seytanina deginiliyor. )

.....

Darwin ``Türlerin kökeni" ni yazdiginda felsefecilere ve fizikcilere yüce bir güc tarafindan gelistirilmis bir dünya degil de, sayisiz belirsiz mutasyon sayesinde milyonlarca yl boyunca evrim gecirmis bir dünya oldugu görüsünü savundu. Bu eser 1859 yilinda yayimlandigindan beri, Yaradilisciligi reddederek evrimi kabul eden herkes, ayrica yazgi, kader gibi belirli degismezler oldugunu da reddetmisti ve determinizmi de reddetmek durumundaydi. (m.v: tam bu noktada ise termodinamigin ikinci yasasi olan entropi karsimiza cikiyor. Yani düzensizligin durmadan artmasi durumu. entropi yasasi bir yerde din felsefesi ile ilgilenenler icin yüce bir gücün ispati olarak ortaya cikiyor.Bkn. Caner Taslaman "Din felsefesi ve entropi")

....

Maxwell entropi kavramini buluyor. ikisi de ayni isida olana dek, digerine göre daha sicak bir varliktan isinin daha soguk olana dogru akmasi. Örnek vermek gerekirse sicak bir bardak suya atilan bir buzun soguklugunu suya aktarmadigini, suyun sicakliginin buza cekildigini ispatlamistir. .... Enerji herzaman yayilir, bir sistem herzaman en daginik haline gelir.Maxwell sonra da moleküllerin hareket yönü ve hizinin rastlantisal olduklarini söyleyerek, en hizli hareket eden moleküllerin test tüpünün bir yerinde toplanabilecegine yönelik bir olasilik oldugunu ileri sürdü. Bu deneyi ile enerjinin herzaman dagildigi konusundaki ikinci yasaya aykiri bir bulustu. (m.v: Böyle bir olasiligin olmasi kücük ama fazlasiyla kücük bir olasilik)Maxwell böylece ikinc kanunun ancak büyük bir olasilikla cogu zaman dogru olabilecegini kanitlamis oldu.

 

 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz